Körfez'de Güç Mücadelesi: İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'nın Kontrolü İçin Çatışıyor

İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve yeniden açılması konusundaki jeopolitik gerilimi ve tam ölçekli bir deniz savaşını önlemeye yönelik diplomatik çabaları inceleyin.

A
Staff Writer
Yayınlanma tarihi 30/06/2026 11:51
Körfez'de Güç Mücadelesi: İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'nın Kontrolü İçin Çatışıyor

Stratejik Çıkmaz

24 mil genişliğindeki dar bir su yolu olan Hürmüz Boğazı, İran ile uluslararası toplum arasındaki irade çatışmasının ana savaş alanı haline geldi. Dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan boğaz, Tahran'ın ABD ile yaptığı yüksek riskli müzakerelerde en güçlü pazarlık kozu olarak hizmet veriyor. Şu anda, su yolunun her bir deniz mili tartışmalı durumda ve bu da bir geçiş rotasını jeopolitik sabır ve stratejik üstünlük sınavına dönüştürüyor.

Mutabakat Zaptı ve Abluka

18 Haziran'da Washington ile imzalanan bir mutabakat zaptı uyarınca, karmaşık bir olaylar dizisi oluşturuldu: İran'ın nükleer programıyla ilgili esaslı görüşmelerin, boğazın ablukası kaldırılana kadar başlaması gerekmiyor. Ancak, anlaşmanın dili oldukça belirsiz olup, İran'ın bu açılımı sağlamak için "elinden gelenin en iyisini" yapacağını belirtiyor. Bu ifade, Tahran'a önemli bir diplomatik koruma sağlayarak, teknik olarak anlaşmaya bağlı kalırken ablukayı sürdürmesine olanak tanıyor.

Stratejik açıdan bakıldığında, uzun süreli abluka İran için iki amaca hizmet ediyor. Birincisi, Amerikan ara seçimleri yaklaşırken ABD yönetimi üzerinde nüfuz sahibi olmasını sağlıyor ve potansiyel olarak Trump yönetimi üzerinde siyasi baskı oluşturuyor. İkincisi, rejim enflasyondan harap olmuş seçmenlerden gelen iç baskıyla karşı karşıya kalırken bile, İran'ın herhangi bir çözümde merkezi karar verici olarak kalmasını sağlıyor.

Başarısız Güney Rotası Girişimi

Mayınlarla dolu merkezi kanalları atlatma girişiminde, BM'nin Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), çift şeritli bir nakliye sistemi önerdi. Bu plan, ABD Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi tarafından denetlenen Umman kıyı şeridini takip eden bir güney rotası ve İran'a daha yakın bir kuzey rotası içeriyordu. IMO, İran'ın onayını aldığını düşünse de, sudaki gerçek farklı çıktı.

İran'ın güney rotasını kullanan bir Singapur kargo gemisine saldırmasının ardından plan aniden çöktü. Bu saldırganlık, Tahran'ın mutabakat zaptına ilişkin maksimalist yorumunu gösteriyor: İran'ın ablukayı kaldırma ve seyrüsefer şartlarını dikte etme yetkisine yalnızca kendisinin sahip olduğuna dair inanç. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Bağdat'ta bu duruşu güçlendirerek, İslam Cumhuriyeti'nin çerçevesi dışında herhangi bir "ayrı düzenlemenin" yalnızca gerilimleri artıracağını ve su yolunun yeniden açılmasını geciktireceğini uyardı.

Umman'ın Diplomatik Hamlesi

Bu istikrarsızlık ortamında, Umman, her ne kadar kırılgan olsa da, önemli bir arabulucu olarak ortaya çıktı. Tarafsızlığıyla bilinen Maskat, boğazın uzun vadeli yönetimi için ayrıntılı bir yasal çerçeve geliştirmek için iki ay harcadı. Umman'ın amacı, uluslararası hukuku İran'ın bölgesel nüfuz arzusuyla dengeleyen bir sistem oluşturmaktır.

Önemli bir tartışma noktası, boğazın operasyonlarının finansmanıdır. Deniz hukukunun 26. maddesi sadece geçiş için ücret alınmasını yasaklarken, 43. madde belirli denizcilik hizmetlerinin işbirliğiyle finanse edilmesine izin vermektedir. Umman Dışişleri Bakanı Badr al-Busaidi, Umman'ın yasadışı geçiş ücretlerini desteklemediğini, ancak üst düzey İngiliz ticari hukuk danışmanlığıyla oluşturulmuş bir yasal ayrım olan "seyir yardımcıları için hizmet bedeli" konusunda pazarlık yaptığını açıkladı.

Deniz Çatışmasının Tırmanma Tehdidi

Umman için riskler çok büyük. Maskat, Tahran'ın itirazlarına karşı çok fazla baskı yaparsa, İran'ın işbirliğini tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Ancak, Umman abluka nedeniyle mahsur kalan binlerce denizciyi kurtarmak için insani bir operasyona öncülük edemezse, uluslararası toplum diplomatik bir çözüme olan inancını kaybedebilir. Alternatif ise vahim: İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un önderliğinde tam ölçekli bir deniz görev gücünün, zorla seyrüsefer özgürlüğünü denetlemek üzere konuşlandırılmaya hazır olduğu bildiriliyor. Umman Sultanı ise, bölgenin topyekün bir savaşa geri dönmesini önlemenin tek geçerli yolunun Umman yönetim planını benimsemek olduğunu savunmaya devam ediyor.

Kaynak: www.theguardian.com
Tags: #Iran #Geopolitics #Strait of Hormuz #Oman #Maritime Law #US-Iran Relations #Oil Transit

İlgili Yazılar