Kırılgan Diplomasi: ABD-İran Barış Görüşmeleri Son Gerilimden Sağ Çıkabilecek mi?
ABD ve İran karşılıklı saldırılar düzenlerken ve yakın zamanda varılan ateşkes mutabakatını ihlal ederken, diplomasi galip gelecek mi yoksa bölge tam ölçekli bir savaşa mı doğru gidiyor? Çatışmanın derinliğini keşfedin.

Diplomasi ve Yıkımın Dengesi
Orta Doğu'daki jeopolitik manzara, ABD ve İran arasında yaşanan çalkantılı bir haftalık askeri çatışmaların ardından bir kez daha belirsizliğe sürüklendi. Kalıcı bir barış anlaşmasının yolunu açmayı amaçlayan bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmasından sadece birkaç hafta sonra, her iki ülke de stratejik saldırılar ve kamuoyu önünde sert söylemler döngüsüne geri döndü. Artan şiddete rağmen, ABD yetkilileri diplomasi kapısının açık kaldığında ısrar ediyor ve bu da barışçıl bir çözümün hala mümkün olup olmadığı konusunda kritik soruları gündeme getiriyor.
Son Dönemdeki Tırmanışın Anatomisi
Mevcut kriz, dünyanın en hayati deniz geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki bir anlaşmazlıktan kaynaklandı. İslam Devrim Muhafızları (IRGC), gemilerin IRGC onaylı bir rotadan saptığı iddiasıyla ticari gemilere saldırdığında gerilimler tırmandı. Buna karşılık ABD, Salı ve Çarşamba günleri arasında İran içindeki 85 hedefi hedef alan büyük bir saldırı dalgası başlattı.
Tahran, komşu Körfez ülkelerindeki ABD askeri altyapısını hedef alarak misilleme yaptı ve bu da ABD'nin kıyı ve doğu illeri de dahil olmak üzere 90 hedefi daha vuran ikinci bir saldırısına yol açtı. İranlı yetkililer bu saldırıları "savaş suçları" olarak nitelendirerek, sivil altyapının çapraz ateşte kaldığını iddia etti. Şiddet, özellikle hassas bir dönemde, Şubat ayında ABD-İsrail saldırılarında öldürülen merhum Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney'in devlet cenaze törenleriyle aynı zamana denk geldi.
Beyaz Saray'dan Çelişkili Sinyaller
Barış olasılığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın tutarsız mesajlarıyla daha da karmaşık hale geldi. Ankara'daki bir NATO zirvesinde Trump, mutabakat zaptının "bittiğini" ilan ederek İran liderliğini aşağılayıcı ifadelerle tanımladı ve daha fazla müzakerenin "zaman kaybı" olacağını öne sürdü. Ancak Perşembe günü, Başkan, Air Force One uçağında yaptığı açıklamada, tam ölçekli bir savaşın amaç olmadığını belirterek ve Tahran'ın "bir anlaşma yapmak istediğini" kabul ederek tavrını değiştirmiş gibi göründü. Bu ikilik - İran rejimini alenen kınarken, özel olarak müzakerecilerin çalışmalarına devam etmesine izin vermek - uluslararası gözlemcilerin Washington'ın gerçek stratejik niyeti hakkında tahmin yürütmesine neden oldu.
Kırılgan Mutabakat Zaptı'nın Şartları
17 Haziran'da imzalanan Mutabakat Zaptı, kalıcı bir anlaşma müzakere etmek için 60 günlük bir ateşkes penceresi oluşturdu. Anlaşmanın temel unsurları şunlardı:
- Çatışmaların Sonlandırılması: Tüm cephelerde, özellikle Lübnan'da, askeri operasyonların derhal sona erdirilmesi.
- Deniz Güvenliği: ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını kaldırmayı kabul ederken, İran ticari gemilerin güvenli geçişini garanti etti.
- Ekonomik Teşvikler: ABD, İran petrolüne uygulanan yaptırımları kaldırmayı taahhüt etti.
- Nükleer Kısıtlamalar: İran, nükleer silah geliştirmeme taahhüdünü yineledi.
Tartışmalı Noktalar ve "Belirsiz" İfadeler
Analistler, mutabakat zaptının belirsizliği nedeniyle başarısızlığa mahkum olduğunu savunuyor.
Hürmüz Boğazı'nda, anlaşma hangi gemi rotalarının "güvenli" olduğunu tanımlayamadığı için, İran Devrim Muhafızları tarafından onaylanan rotalar ile Umman ve ABD'nin tercih ettiği eski rotalar arasında bir çatışma yaşandı. İran, onaylanmamış rotaların kullanılmasını egemenlik ihlali olarak görürken, ABD ise İran'ın bu gemilere yönelik saldırılarını ateşkesin ihlali olarak değerlendiriyor.Ayrıca, Lübnan maddesi büyük bir sorun haline geldi. ABD ve İran Lübnan'daki operasyonları sona erdirmeyi kabul ederken, mutabakat zaptına taraf olmayan İsrail, güney Lübnan'ı bombalamaya ve işgal etmeye devam etti. İran, ABD'nin en yakın müttefikinin askeri operasyonlarına devam etmesine izin verirse ateşkesi garanti edemeyeceğini savunuyor.
Görüşmeler Yeniden Başlayacak mı?
Meşhed'de Ayetullah Ali Hamaney'in devlet cenaze töreninin sona ermesiyle, 11 Temmuz civarında görüşmelerin yeniden başlaması için fırsat doğdu. Ancak, güven açığı tüm zamanların en yüksek seviyesinde.