Keşmir'de Kanlı Sokaklar: Pakistan Yönetimindeki Bölgede Siyasi Gerilimler Tırmanırken Dokuz Kişi Öldü

Pakistan yönetimindeki Keşmir'de siyasi temsil ve JAAC'ın baskıcı uygulamalarına karşı protestoların yoğunlaşmasıyla birlikte son çatışmalarda en az dokuz kişi hayatını kaybetti.

A
Staff Writer
Yayınlanma tarihi 15/07/2026 15:58
Keşmir'de Kanlı Sokaklar: Pakistan Yönetimindeki Bölgede Siyasi Gerilimler Tırmanırken Dokuz Kişi Öldü

Pakistan Yönetimindeki Keşmir'de Artan Şiddet

Pakistan yönetimindeki Keşmir'in istikrarsız ortamı, Salı günü yaşanan bir dizi ölümcül çatışmanın ardından daha da kaosa sürüklendi. Ayrı ayrı şiddet olaylarında en az dokuz kişi öldü ve Haziran ayı başlarında başlayan huzursuzluktan bu yana toplam ölü sayısı 28'e ulaştı. Şiddet, bölgesel başkent Muzaffarabad'a doğru düzenlenen büyük bir protesto yürüyüşünün geçici olarak durmasıyla aynı zamana denk geliyor ve binlerce göstericiyi tedirgin bir belirsizlik içinde bırakıyor.

Ölümcül Çatışmaların Ayrıntıları

Kan dökülmesi iki ana bölgede yaşandı. Poonch bölgesinde, güvenlik güçleri Rawalakot kasabasının dışındaki bir eve baskın düzenledi. Yetkililer, operasyonun gizli bir silah deposuyla ilgili istihbarat üzerine başlatıldığını belirtti. Ancak baskın, bir güvenlik görevlisinin ve birkaç kişinin ölümüne yol açan bir çatışmaya dönüştü.

Aynı anda, Sudhnoti bölgesinde, protestocuların bir güvenlik konvoyunu engellemesiyle ayrı bir şiddet olayı yaşandı. Yetkililer, konvoyun yoğun ateş ve taş atma saldırısına maruz kaldığını bildirdi. Çatışmada yedi protestocu ve bir polis memuru hayatını kaybetti. Polis, personelinin meşru müdafaa amacıyla hareket ettiğini savunurken, olay yerel halkın öfkesini daha da artırdı.

JAAC ve Devletin Baskısı

Mevcut huzursuzluğun büyük bir kısmı Jammu Keşmir Ortak Halk Eylem Komitesi (JAAC) tarafından yönlendiriliyor. Grup, siyasi ve ekonomik reform talep eden geniş bir hareketin yüzü haline geldi. Ancak Pakistan hükümeti sert bir yaklaşım sergileyerek 5 Haziran'da JAAC'ı terörle mücadele yasaları kapsamında yasakladı ve örgütün liderliğini ve faaliyetlerini fiilen suçlu ilan etti.

Protestoların koordinasyonunu engellemek amacıyla hükümet, internet ve cep telefonu hizmetlerine ciddi kısıtlamalar getirdi. Bu iletişim kesintileri, uluslararası gözlemcilerin ve gazetecilerin protestoların boyutunu doğrulamalarını veya Rawalakot'ta toplanan binlerce göstericiyle doğrudan iletişim kurmalarını giderek zorlaştırdı.

Çatışmanın Özü: Siyasi Temsil

Şiddet anlık olsa da, anlaşmazlığın kökeni derinden sistemiktir. Protestolar, bölgesel yasama organındaki 12 sandalye ile ilgili uzun süredir devam eden bir şikayete odaklanmaktadır. Bu koltuklar, 1947'den sonra Pakistan'a göç eden ve şu anda bölge dışında ikamet eden Keşmirli mülteciler için ayrılmıştır.

JAAC, bu düzenlemenin Pakistan merkezli siyasi partilerin Pakistan yönetimindeki Keşmir'in yerel yönetimi üzerinde haksız bir etki kurma aracı olduğunu savunuyor. Ayrıca, protestocular bu siyasi yapının, bölgede yaşayan insanlardan hayati önem taşıyan kalkınma fonlarını uzaklaştırdığını iddia ediyor. Gerilim, geçen ay bölgesel Yüksek Mahkeme'nin bu koltukların anayasal olarak korunduğuna, yani resmi bir anayasa değişikliği olmadan kaldırılamayacağına karar vermesiyle doruk noktasına ulaştı.

Güvenlik Görünümü ve Yaklaşan Seçimler

Bölge, 27 Temmuz'da yapılması planlanan seçimlere hazırlanırken, güvenlik durumu kırılganlığını koruyor. Düzeni sağlamak ve Muzaffarabad'a planlanan yürüyüşün yolunu kapatmak için yaklaşık 4.000 polis ve paramiliter personel görevlendirildi. Poonch komiseri, göstericilerin Rawalakot'tan geçmelerinin yasaklanacağını ve başkente ulaşmak istiyorlarsa tehlikeli dağ yollarını kullanmak zorunda kalacaklarını açıkça belirtti. Muzaffarabad vali yardımcısı da dahil olmak üzere hükümet yetkililerinin başkentin "sakin" kaldığı yönündeki iddialarına rağmen, Rawalakot'ta binlerce kararlı protestocunun varlığı, bölgenin istikrardan çok uzak olduğunu gösteriyor.

Kaynak: www.aljazeera.com

İlgili Yazılar