Doha'da Diplomatik Çıkmaz: İran, ABD ile Barış Anlaşması İçin Sıkı Şartlar Koyarken Katar Arabuluculuk Yapıyor
Katar Başbakanı Doha'da ABD elçileriyle bir araya gelirken, İran barış anlaşmasını sonuçlandırmadan önce petrol yaptırımlarının kaldırılması ve Lübnan'da barışın sağlanması da dahil olmak üzere katı şartlar öne sürdü.

Doha, Yüksek Riskli Diplomasinin Merkez Üssü Haline Geliyor
Orta Doğu'da daha fazla tırmanmayı önlemek için kritik bir girişimde, Doha bir kez daha Washington ve Tahran arasındaki ana köprü olarak ortaya çıktı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman bin Jassim Al Thani, ateşkes ve daha geniş bir barış anlaşmasına giden hassas yolda ilerlemek için yakın zamanda Steve Witkoff ve Jared Kushner de dahil olmak üzere üst düzey ABD elçileriyle bir araya geldi.
Hem Amerikan hem de İran teknik heyetleri şu anda Katar başkentinde bulunurken, atmosfer gerginliğini koruyor. Kaynaklar, iki düşman arasında yüz yüze görüşme planlanmadığını doğruluyor; Bunun yerine, Katar yönetimi, ortak zemin bulma çabasıyla taraflar arasında dolaylı iletişimi kolaylaştırıyor ve teklifleri gidip getiriyor.
Tahran'ın Tavizsiz Talepleri
Doha'daki diplomatik varlığına rağmen, İran hükümeti kararlı bir duruş sergileyerek, önemli tavizler verilmeden nihai müzakerelere girmeyeceğini belirtti. Tahran, kesin bir anlaşma imzalanmadan önce karşılanması gereken bir dizi müzakere edilemez ön koşul belirledi. Bunlar şunları içeriyor:
- Lübnan'da Çatışmaların Sonlandırılması: İran, bölgesel müttefiklerinin istikrarını herhangi bir barış anlaşmasının temel taşı olarak görerek, Lübnan'daki çatışmanın tamamen sona ermesi konusunda ısrar ediyor.
- Petrol Yaptırımlarından Kurtulma: Başlıca ekonomik taleplerden biri, ülkenin ekonomisini felç eden İran petrol ihracatına yönelik ABD yaptırımlarının derhal kaldırılmasıdır.
- Dondurulmuş Varlıkların Serbest Bırakılması: Tahran, şu anda ABD tarafından yabancı hesaplarda dondurulmuş olan İran fonlarının koşulsuz olarak iadesini talep ediyor.
Yas ve Gerilim Ortamı
Diplomatik çabalar, İran'da büyük bir ulusal keder ve siyasi istikrarsızlık ortamında gerçekleşiyor.
Şubat saldırılarının hatırası, İran liderliğinin kararlılığını beslemeye devam ediyor ve mevcut müzakereleri sadece ekonomik hayatta kalma meselesi değil, aynı zamanda ulusal onur ve güvenlik meselesi haline getiriyor.
Gelecek Yol: Bir Anlaşmaya Varılacak mı?
Uluslararası toplum temkinli davranmaya devam ediyor. ABD elçilerinin ve İranlı müzakerecilerin Doha'daki varlığı, bölgesel bir savaştan kaçınma konusunda karşılıklı bir arzu olduğunu gösterse de, Washington'ın gereksinimleri ile Tahran'ın koşulları arasındaki uçurum geniş kalıyor.
ABD daha önce 14 maddelik bir ateşkes muhtırası sunmuştu, ancak böyle bir anlaşmanın uygulanması, ABD'nin yaptırımlar ve dondurulmuş varlıklar konusunda taviz vermeye istekli olup olmamasına bağlıdır; bu konular Amerikan iç siyasetinde genellikle son derece hassas konulardır.
Katar vazgeçilmez arabulucu rolünü sürdürürken, dünya diplomasinin savaşın ivmesine üstün gelip gelemeyeceğini veya Tahran'ın koyduğu katı koşulların iletişimde daha fazla kopmaya yol açıp açmayacağını izliyor.